İnsan Kalbi Hakkında Ufkunuzu Açacak Gerçekler

Vücudumuzda pek çok organ ve her birinin kendine özel benzersiz görevleri var. Ancak bunlardan bir tanesi var ki o olmadığı, doğru çalışmadığı ya da hiç çalışmadığı zaman kaçarı yok direkt ölüyoruz. Kalp dediğimiz ve vücudumuzun geri kalanına baktığımız zaman küçük olan bu organ, biz farkında olmasak bile çalışarak durmadan kan pompalıyor ve yaşam için gerekli sistemin en temel yapısını oluşturuyor.

Elbette okulda temel biyoloji dersi almış olan herkesin insan kalbi hakkında az çok bilgisi vardır. Ancak yaşamımızın temeli olan bu organı gerçekten tanıyor muyuz? Bilim insanları beyin ve kalp gibi yaşamın temeli olan organlar üzerinde hala sayısız çalışma yapıyor ve her çalışma sonrası bilmediğimiz yeni bir bilgi daha ortaya çıkarıyor. Gelin insan kalbi hakkında duyunca epey şaşıracağınız bazı ilginç bilgilere yakından bakalım.

İnsan kalbi hakkında ilginç bilgiler:

Herkesin kalbi kendi yumruğu kadardır
Kalbiniz günde 100 bin kez atar
Ölene kadar kalbiniz kan pompalamayı sürdürür
Kalbimiz sıkı koruma altında
Kalp hastalıkları binlerce yıldır bizimle
Haftanın ilk günü kalbinize dikkat edin
Kalbiniz gerçekten kırılabilir
Kalp kanseri son derece nadir görülür
20. yüzyılda kalp hakkında yapılan çalışmalar hız kazandı

Herkesin kalbi kendi yumruğu kadardır:

Elinizi öne doğru uzatın ve yumruk şeklini verin. Sonra o yumruğu göğsünüzün üzerine yerleştirin. İşte, hayatınızın kaynağı olan kalbinizin boyutu yalnızca o kadar. Standart insan kalbi 250 ile 350 gram arasında değişen bir ağırlığa sahip. Bu küçük organın boyutları üzerinden damarların nasıl ince bir yapıda olduğunu da düşündüğümüz zaman kalp ve damar sağlığının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamış oluyoruz.

Kalbiniz günde 100 bin kez atar:

Elbette bu durumun pek çok istisnası vardır ancak standart bir insan kalbi günde yaklaşık 100 bin kez yani ortalama bir ömürde üç milyar kez atar. Yoğun egzersizleri ve heyecanlandığımız anları saymazsak bu atış dakikada ortalama 60 – 80 kez gibi bir sayıyı karşımıza çıkarır. Yeni doğan bebeklerin kalbi ise daha hızlıdır ve dakika 70 – 190 kez atabilir. Kadınların da kalbi daha hızlı atar. Erkek kalbi dakikada 70 kez, kadın kalbi ise dakikada 78 kez atar.

Ölene kadar kalbiniz kan pompalamayı sürdürür:

Gebeliğin dördüncü haftasında fetüsün kalbi oluşur ve atmaya başlar. Henüz doğmadan atmaya başlayan kalbimiz ta ki biz ölene kadar atmayı sürdürür. Kalp vücuda günde 5.7 litre kan pompalamaktadır. Bir ömürde pompalanan toplam kan miktarı 1,5 milyar varildir ve bu oran 200 tankeri doldurmaya yeter. Kalbimizin kan pompalarken ortaya çıkardığı enerji, bir kamyonun 32 kilometre yol yapmasına yeter. Tüm insan ömrünü düşünürsek kalbin kan pompalarken ortaya çıkardığı enerji ile Ay’a gidip gelmek mümkündür.

Kalbimiz sıkı koruma altında:

İnsan kalbi bilinenin aksine göğsümüzün ortasındadır ve hafifçe sola bakmaktadır. İnsan hayatı için son derece önemli olan bu organ göğüs kafesimiz tarafından korunur. Göğüs kafesi vücudumuzdaki en güçlü kemiklerden biridir ve açık kalp ameliyatları sırasında dahi açılması son derece zordur. İnsan kalbinin kendine ait benzersiz bir elektriksel döngüsü vardır. Bu nedenle yeterli oksijen kaynağı olduğu sürece göğüs kafesinden çıkarılsa bile kendi kendine atmaya devam edecektir.

Kalp hastalıkları binlerce yıldır bizimle:

Maalesef son yıllarda hareketsizlik, stres ve sağlıksız yaşam koşulları nedeniyle kalp ve damar hastalıkları hiç olmadığı kadar yaygın durumda. Ancak sanmayın ki kalp hastalıkları insanlar için yeni bir şey. Mısır’da yapılan kazılarda keşfedilen 3500 yıllık bir mumyanın kalıntıları incelendiği zaman bir kalp hastalığı olduğu tespit edildi. Yani günümüzden binlerce yıl önce yaşamış atalarımızda bile kalp hastalığı vardı.

Haftanın ilk günü kalbinize dikkat edin:

İnsan kalbinde oksijen ve besinden sorumlu koroner adı verilen damarlar vardır. Bu damarların tıkanması ya da aşırı daralması sonucu kan akışı kesilir ve kalp krizi yaşanır. Neden olduğu tam olarak bilinmiyor ancak kalp krizi vakaları incelendiği zaman en çok kalp krizinin pazartesi günleri yaşandığı görülüyor. Yine aynı şekilde yılın ilk günü olan 1 Ocak’ta da kalp krizi sayısı bir hayli fazla. Yılbaşı günü alışık olunmayan aktiviteler yapıldığı için ertesi gün kalbiniz yorgun uyanıyor olabilir.

Kalbiniz gerçekten kırılabilir:

Kimler kırmadı ki yorgun kalbimi diye düşünüyor olabilirsiniz ancak bu kavram yalnızca romantik bir söz değil. Kalbiniz gerçekten kırık kalp sendromu adı verilen bir durum yaşayarak kalp krizi ile benzer belirtileri ortaya çıkarabilir. Kalp krizi, farklı kalp ve damar hastalıkları nedeniyle ortaya çıkar. Kırık kalp sendromu ise duygusal ya da fiziksel stres kaynaklı hormon değişimi nedeniyle ortaya çıkar. Kırık kalp sendromu nedeniyle nadir de olsa ölüm meydana gelebilir. Şunu da ekleyelim, gülmek kalbe iyi gelir.

Kalp kanseri son derece nadir görülür:

Kanser teşhisi konmasa bile bir kişinin vücudunda kanserli hücreler olabilir. Kanserli hücreler çoğalıp da yayılmadığı sürece kendi hallerinde dururlar. Ancak çoğalıp yayılırsa kanser hastalıkları kaçınılmazdır. Kalp ise bu konuda istisna bir organdır. Çünkü kalp hücreleri bölünmeyi durduran bir yapıdadır. Bu nedenle kalpte kanserli hücreler olsa bile kalp kanseri görülme olasılığı son derece düşüktür. Yine de imkansız değildir. Böyle bir şüphe oluştuğu zaman mutlaka uzman bir hekime muayene olmalısınız.

20. yüzyılda kalp hakkında yapılan çalışmalar hız kazandı:

En hayati organımız olan kalp hakkında insanlık var olduğu günden beri çalışmalar yapılıyor. 20. yüzyılda ise bu çalışmalar hız kazandı. 1903 yılında kalpteki elektrik akımını ölçen elektrokardiyograf, 1929 yılında kalp kateterizasyonu icat edildi. 3 Aralık 167 yılında ise ilk kalp nakli yapıldı. Alıcı yalnızca 18 gün yaşadı ancak yine de başarılı bir operasyondu.

Yaşamımız için gerekli vücudumuzun en önemli organı olan insan kalbi hakkındaki ilginç bilgilerden bazılarını paylaşarak bilmeniz gereken detayları anlattık. Spor yapın, sağlıklı beslenin, kötü alışkanlıklarınızı bırakın ve bol bol gülerek kalbinize iyi bakın.