Gülşen’in 10 Ay Hapis Cezasına Çarptırıldığı Davada Gerekçeli Karar Açıklandı

İstanbul konserinde İmam Hatip Liselerine yönelik sözleriyle hakkında dava açılan ve 4 gün tutuklu kalan Gülşen, 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan Gülşen ile ilgili mahkeme gerekçesini tamamladı. Mahkeme, Gülşen’in sözlerinin ‘toplumda hoşgörü ortamını bozacak’ nitelikte olduğunu belirtti.

Şarkıcı Gülşen’in Nisan ayında verdiği bir konser sırasında söylediği sözler, Ağustos ayında sosyal medyada gündem olmuştu.

Gülşen, konser sırasında orkestra arkadaşına “İmam hatipte okumuş. Sapıklığı oradan geliyor” demiş, bu olay üzerinde aylar sonra ise o anlar sosyal medyada gündem olmuştu.

Söz konusu sözlerin üzerine Gülşen hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla dava açılmıştı.

Görüntülerin sosyal medyada dolaşıma sokulmasının ardından Gülşen önce gözaltına alınmış, ardından adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti. Hazırlanan iddianamede ünlü şarkıcının 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi istenmişti.

Mayıs ayında görülen davada ünlü sanatçıya 10 ay hapis cezası verilmişti.

Davada mahkeme heyeti kararını açıklamış, Gülşen’e 10 ay hapis cezası verilmişti. Ünlü isim, beş yıl içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olmazsa cezası ortadan kalkacak. 

Öte yandan mahkeme, Gülşen davasında gerekçeli kararın açıklanması geri bırakılmıştı.

Gülşen’in 10 ay hapis cezası aldığı mahkeme gerekçeli karar açıklandı.

Mahkeme, Gülşen’in sözlerinin toplumu oluşturan insanlar arasındaki hoşgörü ortamını bozacak nitelikte olduğunu belirtti. 

Mahkeme kararında,  ‘Daha önce belirtildiği gibi kanunun düzenlenme amacı, kamu barışı, kamu güvenliği, toplumun huzur ve refahı olup davaya konu İmam Hatip mezunlarından oluşan büyük bir topluluğun teknik anlamda sosyal sınıf kapsamında olup olmadığı hususu, kanunun düzenlenme amacı dikkate alındığında, ‘böyle büyük bir kesimin kapsam dışı bırakılması’ durumunda kanunun korumak istediği yukarıda belirtilen değerleri, dolayısı ile kanunun düzenlenme amacının bertaraf etme tehlikesi oluşturabilecektir. Aksi değerlendirme sanık tarafından sarf edilen sözlerin muhatabı olan bu büyük sayıdaki toplum kesiminde oluşan infialin karşılıksız kalmasına yol açarak maddenin düzenlenme amacında belirtilen barış ve hoşgörü ortamının somut bir şekilde tehlikeye atılmasına yol açacaktır‘ denildi.

‘Sapık’ kelimesinin kullanılmasının insan hakları, evrensel hukuk, AİHM kriterlerine uymadığı belirtildi.

Gülşen, mahkemeye verdiği savunmasında suçun aleni olmadığını belirtmişti. Mahkeme, gerekçeli kararda ‘Yüzlerce kişinin katıldığı, katılanlar ve medya tarafından kayda alınan ve bu şekilde herkesin kolaylıkla ulaşabileceği bir konser ortamında aleniyet olmadığı iddiası, aleniyet kavramının tekrar tanımlanmasını gerektirebilecek bir savunmadır’ ifadelerini kullandı. 

Mahkeme, ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçu kapsamında, sanığın eylemi toplumu oluşturan insanlar arasındaki hoşgörü ortamını bozacak, insanlar arasındaki farklılığı reddederek ayrımcılığa yol açacak ve kamu barışını somut olarak tehlikeye sokacak nitelikte olduğunu gerekçesinde belirtti.

“Kadınlığım, giyim kuşamım nedeniyle hedef gösterildim. Gülşen olarak var olmamın cezalandırılması olarak görüyorum”

Ünlü şarkıcı Gülşen, mahkemeye sunduğu savunmasında Kadınlığım, anneliğim, bedenim, eşliğim ve giyim kuşamım nedeniyle sözlü olarak defalarca linç ve istismara uğradım ve hatta hedef gösterildim. Ama yine de duygu ve düşüncemi yeri geldiğinde özgürce dile getirmekten çekinen biri olmadım. Şu anda da değilim, tekrar etmek isterim ki sahnedeki şaka toplumsal duyarlılığımın bir tezahürü değildi. Sadece iki kişi arasında geçen bir şakaydı, bir açıklama demeç ya da görüş bildirmek için değildi.’ ifadelerini kullanmıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx